Son yıllarda en çok sorulan sorulardan biri şu: “IBAN’ıma para geliyor ama şirketim yok. Vergi ödemem gerekir mi?”
Freelancer’lardan Airbnb ev sahiplerine, Instagram’dan satış yapanlardan küçük girişimcilere kadar pek çok kişi bu konuda net bilgiye sahip olmadan hareket ediyor. Oysa vergi mevzuatında asıl önemli olan, paranın banka hesabına gelmesi değil; hangi amaçla, ne sıklıkla ve hangi faaliyet kapsamında geldiğidir.

IBAN’a Para Gelmesi Tek Başına Vergi Doğurur mu?
Hayır. Bir kişinin banka hesabına para gelmesi tek başına vergiye tabi değildir. Örneğin aile içi para transferleri, borç iadeleri veya tek seferlik kişisel ödemeler vergi kapsamına girmez. Ancak IBAN’a gelen paralar:
-
Düzenli hale gelmişse
-
Gelir elde etme amacı taşıyorsa
-
Hizmet veya satış karşılığı alınıyorsa
bu durumda elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı veya ticari kazanç olarak değerlendirilir ve vergiye tabi olur.
“Düzenli Gelir” Ne Anlama Gelir?
Vergi idaresi açısından düzenlilik, her gün para gelmesi anlamına gelmez. Aşağıdaki durumlar düzenli gelir göstergesi sayılabilir:
-
Her ay benzer tutarlarda ödeme alınması
-
Aynı kişi veya kurumlardan tekrar eden para girişleri
-
Sosyal medya, kısa dönem kiralama, danışmanlık veya satış faaliyetiyle bağlantılı ödemeler
Örneğin bir yazılımcı ya da grafik tasarımcı, birkaç ay boyunca farklı müşterilerden IBAN’ına ödeme alıyorsa, bu gelir artık serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.
Şirketim Yoksa Vergi Çıkmaz mı?
Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Vergi mevzuatında esas olan şirketin varlığı değil, faaliyetin niteliğidir. Şirketiniz olmasa bile kazanç elde ediyorsanız, bu gelirin beyan edilmesi gerekir.
Şirket kurmadan gelir elde etmek mümkündür ancak:
-
Gelirin türü doğru belirlenmeli
-
Uygun belge düzeni kurulmalı
-
Vergi yükümlülükleri zamanında yerine getirilmelidir
Aksi halde ilerleyen dönemlerde geriye dönük vergi, ceza ve faizlerle karşılaşmak mümkündür.
IBAN Hareketleri Nasıl Tespit Edilir?
Mevzuat gereği bankalar ve finansal kuruluşlar, ticari nitelik taşıyan veya olağan dışı para hareketlerini raporlayabilir. Ayrıca:
-
Kredi başvuruları
-
POS ve pazaryeri kayıtları
-
Şikayet veya ihbarlar
inceleme sürecini başlatabilecek unsurlar arasındadır. Burada önemli olan “yakalanmak” değil, başından itibaren doğru mali yapıyı kurmaktır.
Ne Yapmak Daha Sağlıklıdır?
IBAN’ınıza gelen paralar düzenli hale geldiyse ve bir faaliyet karşılığı elde ediliyorsa:
-
Faaliyet türü netleştirilmeli
-
Gerekliyse şahıs veya limited şirket kurulmalı
-
Doğru belge düzenlenmeli (e-SMM veya fatura)
-
Gelir ve giderler kayıt altına alınmalıdır
Bu adımlar hem vergi riskini azaltır hem de işinizi uzun vadede güvenli ve sürdürülebilir hale getirir.
“Herkes Böyle Yapıyor” Düşüncesi
En sık yapılan hatalardan biri, çevredeki örneklere bakarak karar vermektir. Oysa herkesin gelir modeli, tutarı ve sürekliliği farklıdır. Vergide esas olan kişisel durum ve fiili faaliyettir. Bugün küçük görünen IBAN hareketleri, zamanla ciddi rakamlara ulaşabilir. Bu nedenle erken önlem almak her zaman avantaj sağlar.
Teztürer Mali Müşavirlik
IBAN’a gelen her para vergiye girmez; ancak düzenli, kazanç amaçlı ve faaliyet kapsamında elde edilen gelirler mutlaka vergilendirilir. Çoğu durumda doğru yapılandırılmış bir şirket, en güvenli ve doğru çözüm olur. Eğer IBAN hareketleriniz artmaya başladıysa ve “acaba?” diye düşünüyorsanız, bu soruyu sormak için doğru zamandasınız demektir.
📌 Kadıköy’den tüm Türkiye’ye hizmet veren Teztürer Mali Müşavirlik, gelir modelinize uygun vergi yapısının kurulması, risklerin önceden tespit edilmesi ve sürecin güvenle yönetilmesi için profesyonel destek sunar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her gelir modeli kendi özelinde değerlendirilmelidir.


